form

-
KRAPP'IN SON BANDI
(2002 - 2003)

KRAPP İN SON BANDI - SAMUEL BECKETT (2003)

      

   İnsan öyle mükemmel , öyle eksiksiz çalışan bir mekanizma ki , 7000 yıl gibi kısa bir zamanda bu çorak araziyi kainat harikası bir canavara dönüştürdü. Tabi bunun bazı bedelleri oldu. Güzel şeylere ulaşabilmek için biraz da olsun kendinden ödün vermeyi genel bir ilke olarak benimsemiş olan insan, sadece bir şeyi başaramamış ve de başaramayacak durumda; kendi tanım aralığını yaratamamak... bu yüzden bireyinde başlayan parçalanmayı kimi zaman komik kimi zaman da korkunç bir takım bahanelerle hem türdeşlerine hem de yer yüzünde kendi yarattığı kavramlara acımasızca saldırarak kusmaya çalışıyor. Bir yaratıcı tasarlayın ; asıl yaratıcıyı yadsımış olmasına rağmen yaratılmışlığın ve ölümlülüğün acısını çeken.

      

   Krapp , Beckettgil bir koridor azizi. Tutkusu, azmi , tercihlerinin korkunçluğu ve uygulamasının acımasız kararlılığıyla bir yer adamı coğrafyası . sokakta yürüyen benzerlerinden o kadar farklı ki , adeta onların aynısı. İnsan kaderinin kişisel kronolojisinde , tarihinin acı çeken silueti kendisine gülümsediğinde, çan seslerinden, köpek saniyelerinden , yaprakların düşüşünden ya da çaya batırılan bisküviden medet uman bir Beckett azizi Krapp.

   Sadece susmamayı ve vakit geçirebilmeyi başarabilmek için kendini durmadan hikayeler uydurma konusunda olağanüstü ihtisas yapmış yaşlı ve düşmüş kimseler arasında farklı bir yeri var Krapp in. Acınası hali, onu kendisini hatırlamamaktan bile alı koyuyor. Hiç yaşlanmayan bir kayıt cihazı , Krapp in düşüşü sırasında sırt çantasında taşıdığı tek şey. Hayatının yegane amacıymışçasına , acı çekerek , kıvranarak , üzerindekiler sürekli kayalara takılmaktan lime lime olmuş halde, ısrar ederek, kimi zaman nefes alarak kimi zaman umutsuzluğa kapılarak, sanki asırlarca sürmüş bir tırmanıştan sonra, varılan doruklara atılan o aşağılayıcı kahkahadan sonra başlayan , bulutlarla kardeş, tarih kadar uzun ve onun için en az ölümün olduğu kadar dostane düşüş... Beckett evreni bu düşüş; ne umut var ne de öneri. Yüzleşmek imkansız; yüzleşilecek biri yok. Kişilik uzak ; zaman izin vermiyor. Sevgi ise olabilecek en büyük düşman; ateşleri söndürüyor.

''Yapabilecek tek şey beklemek ve bizimle oynandığını unutmaktır''

(F. KAFKA)

SAMUEL BECKETT

   1906 Yılında İrlanda da doğan Beckett başarılı bir eğitim ve öğrenim hayatından sonra Fransızca okutmanlığı da yaptı. 2. dünya Savaşında Paris e döndü. 1969 yılında Nobel edebiyat ödülünü aldı. Fakat kendinden ötürü bir takım nedenlerden dolayı bunu kabul etmedi. Ama daha fazla ilgi çekmek istemediği için ödülü aldı ve parasıyla Tunus a tatile gitti. Karamsar ve nihilist bir dünya görüşüyle oluşturduğu oyunlarında insan varoluşunun anlamsızlığını, yalnızlık ve iletişimsizliğini hiçleşme süreci doğrultusunda sonunda insan varlığının fiziksel yoklaşmasına varan metafizik bir indirgemeyle , şu insanlık durumu motiflerinde verdi: bekleyiş, bırakılmışlık, yalnızlık. Özellikle Godot'yu Beklerken adlı, kendi adından daha fazla ünlenmiş oyunu ile tiyatro eleştirmenleri tarafından uyumsuz tiyatronun öncüsü sayıldı. Önemli oyunları arasında şunlar sayılabilir :

1953 Godot'yu Beklerken
1957 Oyunun Sonu
1958 Krapp' in Son Bandı
1961 Mutlu Günler
1964 Oyun
1970 Sessizlik
1971 Ben Değil