form

-
ECİNNİLER
(1996 - 1997)

ECİNNİLER - A. CAMUS 1997

   Ecinniler, 1870'de Dostoyevski tarafından yazılmış ve 1959'da Albert Camus tarafından oyunlaştırılmıştır. Ecinniler karmaşık ve çelişkilerle dolu toplumsal ve siyasal olayların yaşandığı; devrimci demokratlar, liberaller, Petraşevski çevresi, Rus sosyalistler, Slavcılar, popülistler, anarşistlerin ideolojilerini çarpıştırdığı 19. yy Rusya'sını anlatır.

   19. yy.' da Petraşevski çevresi üyeliğinin siyasal ve düşünsel uzantılarında olan ve toplumsal devrimi araştıran Dostoyevski, dönemin önemli olaylarından biri olan 'Neçayev Olayı'ndan etkilenerek Ecinniler romanını yazmaya karar verir. Neçayev, "halkın öcü" adlı merkezi bir örgütün kurucusu, nihilist, bağnaz bir devrimcidir. Bakunin'den destek alır. Düşünce ve eylemleri temelinde eşitlik, kölelik olan sınırsız bir özgürlükten yola çıkarak sınırsız bir zorbalığa varmakla sonuçlanacaktır. Şigalevcilik'e dayandırır. Yöntemlerine karşı geldiği için Ivan adında bir genci, örgütü ele vermekle suçlayarak örgütün diğer üyeleriyle birlikte öldürür. Romanda nihilizm Neçayev Peter Verhovenski, Ivan Şatov, Şigalevcilik Şigalev adıyla Verhovenski'nin babası liberal batıcı Stephan 1860'lı nihilistlerin, 1840'lı radikal idealistlerin sonucu olması mantığıyla karşımıza çıkar. Dostoyevski, kendi düşüncelerini Şatov karakteri üzerinden verir.

   Camus, "Varoluşçu" dünya görüşü doğrultusunda varoluşçu bir yazar olarak baktığı Dostoyevski'den yola çıkarak romanın felsefik yönüyle ve özellikle Stavrogin ile Kirillov karakterleriyle ilgilenir. Hiçbir şeyden nefret edemeyen, saçma dünyaya yakın uyumsuz karakter Stavrogin ile mantıksal intiharı benimseyen, Tanrı olmak için kendini öldürerek başkaldırısını ve özgürlüğünü gerçekleştirmek isteyen saçma karakter Kirillov Camus'u etkiler. Romanın saçma sorunsalı Camus'u oyunu yazmaya götürür.

   Ecinniler'e baktığımızda yapıtın konusunu Stavrogin'in gizi oluşturuyor. Ve Şatov, Verhovenski, Kirillov, bölünmüş kişiliğinin parçaları gibi gözüküyor. Fakat her bir karakter farklı bir ideolojiyi yansıttığı için bizim açımızdan çok önemliydi ve bizi derin araştırmalara sürükledi. 19. yy siyasi tarihi, 19. yy Rusya'sı ve barındırdığı ideolojik çatışmalar bu araştırmaların temelini oluşturdu. Gizli dünyalarını açığa çıkaran, kendi çelişkilerini anlatan, Dostoyevski'nin çelişkilerini ve çifte ülküsü olan kötülük ve iyiliği iç içe barındıran karakterler kendimizle yüzleşmemizi sağladı. Yarattığı saçma dünyayla Dostoyevski, romanın saçma sorunsalını yaşam felsefesinin odak noktasına yerleştiren Camus birer Ecinni olarak bizi derin felsefik araştırmalara götürdü. Devrim saplantısıyla dolu olan oyun bizi kendi kültür devrimlerimizi başlatmamıza yol açtı.